Herbaryumlar, genellikle üniversitelere bağlı fakülte ve enstitüler bünyesinde kurulurlar. Botanik, ekoloji, biyocoğrafya ve iklim bilimi gibi doğa bilimlerinin bir parçası olan bölümlerde oluşturulanlar, daha çok bitkinin genetiğini araştırma, belirli bir coğrafya üzerindeki dağılış ve yayılışını inceleme ve gelecek nesiller adına koruma altına alma amacıyla kullanılırken eczacılık gibi daha çok uygulamaya dayalı bölümlerde ilaç üretim teknikleri ve aşamaları konusunda kaynaklık etmesi için yararlanılır. Türkiye'deki ilk herbaryum; Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesinde 1933 yılında açılmıştır. Kuruculuğunu Kurt Krause ve Hikmet Birand'ın üstlendiği bu herbaryum, ülkedeki muadilleri arasında en eskisi ve 200 bin parçalık koleksiyonuyla en çok örneğe sahip olanıdır. Bu yüzden Herbarium Turcicum (Türk Herbaryumu) olarak da anılır. Şeker Enstitüsü Herbaryumu, Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Herbaryumu ve Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Herbaryumu fiili olarak ziyarete ve bilimsel araştırmalarda kullanmaya kapalıdır. Fakat özel olarak oluşturulan internet sitesi sayesinde EÜEF bünyesindeki herbaryuma ait tüm verilere interaktif olarak erişim sağlamak mümkündür. 2018 yılında açılan Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Herbaryumu ise bir vakıf üniversitesi tarafından kurulan ilk herbaryum olma özelliği taşımaktadır. Ayrıca; Anadolu, Ankara, Ege, Marmara, Onsekiz Mart ve Siirt Üniversiteleri ikişer herbaryuma sahipken Hacettepe, İstanbul ve Yüzüncü Yıl Üniversiteleri bünyesinde üçer adet herbaryum bulunmaktadır. 2020 yılı itibarıyla ülkenin 34 farklı ilinde, toplamda 55 adet herbaryum bulunmaktadır.
Wikipedia'da Oku